“8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü”nüz Kutlu Olsun


Biraz çelişkili bir yazı olacak; ama yazmadan geçmek istemedim bu günle ilgili bir yazı. Ben oldum olası doğum günü, anneler günü, babalar günü, sevgililer günü, zart günü, zurt günü gibi sabitlenmiş dayatmalara karşı olmuşumdur. Hiç bir zaman sevmemişimdir böyle günleri, sevmeyeceğimde aslına bakarsanız. Ama işte bugünler içinde hatırlanması gerekilen bir gün varsa o da “”dür diye düşünüyorum.

Ben sevgileler gününü hatırlasam ya da hatırlamasam bir şey olmaz, sen anneler gününü hatırlasan ya da hatırlamasan yine bir şey olmaz! Ama sen kadınlara değer vermeyen biriysen, kadınlara şiddet  uygulayan biriysen, kadınları sadece bir sermaye olarak gören biriysen “8 Mart Dünya Emekçi ”nü hatırlamaman, bu günün varlığından bihaber olman büyük bir hata olur. Belki sen bugünün sayesinde biraz olsun adam olursun ve azda olsa kadınlarımıza değer verirsin. Umarım verirsin…

Anlam verememekteyim erkeklerin kadınlara şiddet uygulamasına, egolarını tatmin etmek için onlara türlü türlü hakaretler etmelerine ve onları sömürmelerine! Eğer kendilerini tatmin etmek istiyorlarsa kendi başlarına kalabilecekleri banyo var, tuvalet var, ne bileyim dağ var bayır var. Gidip oralarda kendilerini tatmin edebilirler ve sinirlerini boşaltabilirler. Hatta sansürlemeden yazıyorum orgazm olabilirler. Ancak sinir boşaltmak için kadınlarımızı kullanacaklarsa kendi kafalarına bir kere sıkıp hayatlarında bir kez temiz bir iş yapmış olsunlar.

Çok mu kinliymişim ne anlamadım; ama genelde “8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü” yazıları kadınları göklere çıkartan yazılardan ibaret olur. Benim ki daha çok kadınlara kötü davranan erkekleri aşağılayan bir yazı oldu. Pişman mıyım? Hayır, hem de hiç! Çünkü benim gidipte kadınları pofpoflama ihtiyacım yok, onlarında pofpoflanmaya ihtiyaçları yok. Farkında olanlar her şeyi anlıyor zaten….

Hayatımızın en değerli insanları annelerimiz, nenelerimiz, büyükannelerimiz, teyzelerimiz, halalarımız, sevgilililerimiz, kardeşlerimiz, arkadaşlarımız, dostlarımız kadınların “8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü” kutlu olsun. Hayat onlar için daha adil olsun…

1 Comment

  1. filiz diyor ki:

    doğan aslında senin ne kadar duyarlı bir insan olduğunu biliyodum ama yazını okuyunca bir kez daha hatırladım..

    bizler bu yaşımıza kadar hep dayatmalarla büyütüldük, hep toplumun bizden beklentilerini karşılamamız istendi ve bunları eleştirdiğimizde acaba doğru olabilir mi diye düşünülmeden hep biz susturulduk ..

    aslına bakarsan uzun bi süre çıkamayacağız biz bu zincirinin dışına senin ve bizim gibi insanlar karanlıkları aydınlıklara çıkarmaya uğraşmadıkları sürece ..

    Kadınlarımız

    Toprak öyle bitip tükenmez, /dağlar öyle uzakta,
    sanki gidenler hiçbir zaman
    hiçbir menzile erişemeyecekti.
    Kağnılar yürüyordu yekpare meşaleden tekerlekleriyle
    Ve onlar
    ayın altında dönen ilk tekerlekti.
    Ayın altında öküzler
    başka ve çok küçük bir dünyadan gelmişler gibi
    ufacık kısacıktılar
    ve pırıltılar vardı hasta kırık boynuzlarında
    ve ayakları altından akan
    toprak,
    toprak,
    ve topraktı.
    Gece aydınlık ve sıcak
    ve kağnılarda tahta yataklarında
    oyu mavi humbaralar çırılçıplaktı.
    Ve kadınlar
    birbirlerinden gizleyerek
    bakıyorlardı ayın altında
    geçmiş kafilelerden kalan öküz ve tekerlek ölülerine.
    Ve kadınlar
    bizim kadınlarımız:
    korkunç ve mübarek elleri
    ince, küçük çeneleri, kocaman gözleriyle
    anamız, avradımız, yarimiz
    ve sanki hiç yaşanmamış gibi ölen
    ve soframızdaki yeri
    öküzümüzden sonra gelen
    ve dağlara kaçırıp uğrunda hapis yattığımız
    ve ekinde, tütünde, odunda ve pazardaki
    ve kara sabana koşulan ve ağıllarda
    ışıltısında yere saplı bıçakların
    oynak, ağır kalçaları ve zilleriyle bizim olan
    kadınlar,
    bizim kadınlarımız
    şimdi ayın altında
    kağnıların ve hartuçların peşinde
    harman yerine kehriban başlı sap çeker gibi
    aynı yürek ferahlığı,
    aynı yorgun alışkanlık içindeydiler.
    Ve onbeşlik şaraplenin çeliğinde
    ince boyunlu çocuklar uyuyordu.
    Ve ayın altında kağnılar
    yürüyordu Akşehir üzerinden Afyon`a doğru.

    Nazım Hikmet Ran

Leave a Comment