Ağrıdağı Efsanesi – Yaşar Kemal

Bir at gelip ilişirse kapınıza ve siz bu atı üç kere uzaklaştırmanıza rağmen her defasında geri geliyorsa bu at, ister komşunuzun atı olsun ister sultanlar sultanın artık o at sizindir.

Hemde artık evinizden can çıkar o at çık(a)maz.

Bu da böyle bir adettir Ağrıdağı köylerinde.

Bu köylerden birinde hayatını sürdüren Ahmet’in kapısına da bir gün öyle bir at gelir ilişir ki Sofi bile hayran kalır ata ancak atın ulu birinin atı olduğunu üzerindekilerden hemen anlar.

Artık bu at Ahmet’e ne getirecekse getirecektir.

Ya büyük mutluluklar ya da büyük hüzünler…

Tez zamanda dilden dile, köyden köye, şehirden şehire dolaşır Ahmet’in atı.

Ve kötü haberde bu konuşmaların devamında dilden dile geri döner. At Beyazıt Kalesi Paşası Mahmut Han’ındır.

Mahmut Han aracılar yollar ve atı geri ister. Töreyi bilmektedir ama o bir Osmanlı Paşasıdır ve her isteği olmak zorundadır.

Aracılar geri döndüklerinde ise Paşa’nın başından kaynar sular dökülür. Artık ne edip ne edip atı geri alacak ve Ahmet’in kellesini de vurduracaktır.

Ama adetler, töreler kesindir halkta bunlara yürekten bağlıdır.

At Ahmet’indir, Ahmet atındır.

Mahmut Han yollara düşüp Ahmet’in köyüne gelene kadar Ahmet ortadan yok olmuştur. Köyde sadece Sofi kalmıştır o da tüm yürekliliği ile adeti Mahmut Han’a bir kere daha anlatmıştır ve sonu sarayın zindanları olmuştur.

Mahmut Han köy köy, dağ dağ Ahmet’i aramaya düşse de onu bulamamıştır.

Birgün nerede olduğunu öğrenir ve adamlarından birini onun yanına gönderir. Elçi tüm iyi niyetiyle Ahmet’e yaklaşır ama Mahmut Han bir şekilde onu tuzağa düşürür ve zindana atar.

Kader budur ya Ahmet’te bu olayın üzerine bir şekilde Paşa’nın kızı Gülbahar ile tanışır ve büyük bir aşk hikayesi başlar.

Dillerden dillere dolanan bir aşk hikayesi tüm Beyazıt’ı, Ağrı’yı, komşu illeri de içine alarak dalga dalga büyür.

Ahmet ve Gülbahar’ın büyük aşkına destek veren halkın karşısında ise gözünü kan bürümüş Mahmut Han vardır.

Bu büyük aşk destanını harika üslubu ile anlatan Yaşar Kemal bunun yanı sıra toplumun yapısını, bölgelerin adetlerine bağlılıklarını, halkın bir araya geldiğinde ne kadar da güzelleşebildiğini öyle güzel kaleme dökmüş ki bir solukta okuyup özümsüyor insan Ağrıdağı Efsanesi kitabını…

Ayrıca Abidin Dino’da harika resimleri ile eseri daha da anlamlı kılmış.

Okumanızı severek önerebileceğim bir eser…

Doğan hakkında

Şahsen bizzat bu blogun yazan kişisi.

Etiket(ler): , .Yer işareti koy Kalıcı Bağlantı.

Ağrıdağı Efsanesi – Yaşar Kemal için 1 cevap

  1. Geri izleme:Nazım Hikmet'le 3,5 Yıl - Orhan Kemal -Doğan AYDIN'ın Kişisel Blog'u

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir