23 Nisan tatilini geçirmek için biraz gezelim dedik ve atladık arabaya 23 Nisan PerÅŸembe günü ve çıktık yollara. Belli bir rota çizmemiÅŸtik kendimize. Anı yaÅŸayaşım dedik ve bastık gaza. İlk önce Tatvan’a doÄŸru gittik, oradan bir dönüş yaparak Ahlat’ı gezdik, yolumuza devam ederken Adilcevaz’dan salına salına geçtik. Van’a gidelim derken birden karar deÄŸiÅŸtirdik ve Patnos’a direksiyonu kırarak AÄŸrı’ya gittik. AÄŸrı’da sabah ettikten sonra DoÄŸubayazıt’a yollandık, İshak PaÅŸa Sarayı’nı gezdikten sonra IÄŸdır güneÅŸini görelim dedik ve IÄŸdır’a gittik. Sonra DoÄŸubayazıt’a döndük ve uykuya daldık. Sabah olduÄŸunda Van’a doÄŸru yollara düştük. Koca Van’ı gezdikten sonra Tatvan üzerinden evimize geri döndük. GezdiÄŸimiz yerlerle ilgili kısa kısa bilgiler ise şöyle :
Tatvan : Van gölü kenarından Bitlis’e baÄŸlı çok ÅŸirin bir ilçe. Canlı, hareketli bir ilçe ve herkesin görmesi gereken bir yer. Öğretmen olarak çalışmak isteyebileceÄŸiniz bir ilçe. Bu ilçede kokoreç yemek için çok çabaladık, hatta Murat yolda herkesi durdurarak kokoreç sordu; ancak çoÄŸu kokoreçi bilmiyordu. Bir kiÅŸi yeni bir kokoreççi açıldı dedi ve bizi mutlu etti. GittiÄŸimiz yerde ise kokoreç yoktu, tantuni vardı.
Neyse onada şükür.
Ahlat : Buram buram tarih kokan bir ilçe. Bitlis’e baÄŸlı bir yer burasıda. Tarihi Kümbetler, Selçuklu Mezarlığı, Müzesi, Ahlat Kalesi gibi pek çok gezilesi yeri mevcut. Ancak Ahlat Kalesi denilen yer çok kötü durumda resmen kendi haline bırakılmış. Selçuklu Mezarlığı ise büyüleyici bir yapıya sahip, çok büyük.
Adilcevaz : Bitlis’e baÄŸlı bir ilçe burasıda, pek gezmedik; ancak evlerin yapısı Ahlat’taki gibi çok ilginç ve güzeldi.
AÄŸrı : AÄŸrı’ya Patnos üzerinden gittik. Yol o kadar kötüydü ki kaza yapmamak için resmen savaÅŸtık. AkÅŸam üzeri buradan geçtiÄŸimiz için yollardaki çukurları görme ÅŸansımız çok düşüktü. Pek çok çukurdan kurtulsakta birine saÄŸlam girdik. 20-30 km ilerledikten sonra arabadan bir ses geldiÄŸini duyan Tarık’ın kulaklarının saÄŸlam olduÄŸunu görmüş olduk. Çünkü indiÄŸimizde tekerleÄŸin patlamış olduÄŸunu gördük, daÄŸ başında buz gibi havada 15-20 dakikada tekerleÄŸi deÄŸiÅŸtiren Tarık’ı alkışlamamak elde deÄŸildi. AÄŸrı ili ise bizi pek tatmin etmedi. AkÅŸam üzeri yolculuk yaptığımızdan sürekli uzunları yakarak ilerleyen AÄŸrılılara baya küfür ettik. Yolda garip garip yürüyen, saÄŸa sola park edenlere ise ÅŸaÅŸkınlıkla baktık. Bize göre AÄŸrı’nın en güzel yeri öğretmen eviydi, gerisi ise muallak.
AÄŸrı – DoÄŸubayazıt arası : AÄŸrı’dan DoÄŸubayazıt’a giderken pek çok dağın arasından geçtik. DaÄŸlar, yollar o kadar ıssızdı ki bir an önce DoÄŸubayazıt’a varmak istiyorduk. Beni en çok ÅŸaşırtan ise uçsuz bucaksız daÄŸlarda, daÄŸların eteklerinde bulunan yerleÅŸim noktaları oldu. Yola yakın olmalarına raÄŸmen o kadar sapa noktalarda bulunuyorlardı ki oralarda yaÅŸayanlara Allah kolaylık versin demekten kendimizi alamadık. Bu köylerin her birinde bir cami ve bir okul vardı. Bizlerde öğretmen olduÄŸumuz için buralarda öğretmenlik yapanları taktir ettik. Hepsinin Allah yardımcısı olsun.
DoÄŸubayazıt : AÄŸrı il merkezinden daha güzel bir ilçeydi bize göre. Özellikle İshak PaÅŸa Sarayı herkesin görmesi gereken bir yer. Büyüleyici ve enteresandı. Özellikle zindanlar… Ayrıca DoÄŸubayazıt’ta pasajlara mutlaka uÄŸrayın; çünkü evinize alacağız pek çok güzel aksesuar burada sizleri bekliyor.
IÄŸdır : Günlük, güneÅŸlik, modern ve capcanlı bir il. Böyle bir il olacağını hiç beklemiyorduk ve çok ÅŸaşırdık. O ana kadar en çok beÄŸendiÄŸimiz yerleÅŸim birimi oldu. Elektrik direklerinde afiÅŸler vardı turizm ile ilgili ve turizmin geliÅŸmesi için mesajlar iletiyorlardı; ancak IÄŸdır’da turizme yönelik ne vardı bilemedik, tek ÅŸey dışında. Bu öğrendiÄŸimiz ÅŸey ise bize çok ilginç geldi. Özellikle de bir ilin geliÅŸmesi için kullanılması. Orada yaşıyor olsaydım naısl duygular içerisinde olacağımı tahmin edemiyorum. Çünkü düşünsenize her dakika fuhuÅŸ yapılan bir yerde yaşıyorsunuz. İlginç!
DoÄŸubayazıt – Van arası : DoÄŸubayazıt’tan Van’a giderken ilk önce Tendürek Dağı’na tırmandık. Bembeyazdı her yer, zaten rakım her ÅŸeyi anlatıyordu : 2644. Yola devam ederken Muradiye Åželalesi’ne saptık. Ben ÅŸelale deyince gerçekten çok büyük bir ÅŸey bekliyordum; ancak hayal kırıklığına uÄŸradım. Ancak oralara yolunuz düşerse kesin gidin görün, zaten o noktadan Van’a kadar pek bir ÅŸey yok.
Van : Åžok geçirdiÄŸim bir ÅŸehir. Zaten Van’a gelene kadar Van Gölü bizi yeterince büyülemiÅŸti ve Van’a girdiÄŸimizde iyice nutkumuz tutuldu. Çok büyük ve geliÅŸmiÅŸ ille karşı karşıyaydık. DoÄŸunun incisi diyebiliriz. Åžehir merkezinde turladıktan sonra bizimkilerin geziye çıkış amaçları olan kokoreçleri yemesiyle Van Kalesi’ne doÄŸru yol aldık. Van Kalesi’ne geldiÄŸimizde ise bir dağın üzerinde kocaman bir ÅŸaheserle karşı karşıyaydık; ancak bizimkilerin tembelliÄŸinden ötürü kaleye çıkıp gezemedik
. AÅŸağıdan bakmakla yetindik. Oradan çıktıktan sonra Akdamar Adası’na doÄŸru Van Gölü kenarından ilerledik. Akdamar Adası’na geçeceÄŸimiz noktaya geldiÄŸimizde arabadan inip tekneye bindir ve gölü aşıp adaya doÄŸru ilerlemeye baÅŸladık. Bir ara kaptan DoÄŸan Reis tekneyi biraz sen kullanır mısın diye ısrar edince onu kıramayıp geçtim kaptan köşküne ve azgın dalgalarla mücadele ettim.
Akdamar adası ise güzel bir yerdi. Kilisesi ve doğası görülmeye değer hoş bir yer.
İşte buraları gezdikten sonra evimize geri döndük. Güzel bir tatildi ve yeterince eğlendik.
Aslında benim amacımda Van’dan Mardin’e geçmek vardı ama 475 km. gözde büyüyünce bu gezi baÅŸka bahara ertelendi. Kısaca gezdik,gördük,geldik…
![]()
Gezi fotoğraflarına facebook üzerinden bakmak isterseniz : Albüm-1 , Albüm-2












BlogoSquare
Bir Yorum