Bugün iyice kokuÅŸtuÄŸumuzu anladıktan kelli arkadaÅŸlarla hamama gidelim dedik. Bingöl Binkap Termal Oteli’nin hamamında bir temizlenmek iyi olur düşüncesi ile çıktık yollara. Varto’da hafif yaÄŸmur yağışı vardı. Az gittik uz gittik dere tepe düz gittik, Çaylar’ı geçtikten sonra Varto sınırlarından dışarıya çıktık ve daÄŸların arasından salına salına Bingöl’e doÄŸru ilerlemeye devam ettik.DaÄŸlar taÅŸlar kardan ötürü bembeyazdı bazı kısımlarda “Yuh hiç mi erimez buralarda kar?” diyerek devam ettik yolumuza. İsmini tam hatırlamıyorum; ama sanırsam Kargapazar ilçesinden salına salına geçerken uçsuz bucaksız tarlalarda bizim İsa bir çift at ve yavrusunu gördü. Mutlu aygır çiftimiz aÅŸklarını ÅŸettiriyorlardı bizlerde romantizm içerisinde onları izledik; ancak bu duygularını yavruları ÅŸeker tayın önünde yaptıkları için onları kınadık.
Kargapazar’ını geçtikten sonra Karlıova’ya doÄŸru ilerlemeye devam ettik. Ve adı geçen yere geldiÄŸimizde adının hakkını verdiÄŸini gördük; çünkü hala kar yağıyordu bu ovaya… Dedik ki meÄŸerse Varto’ya yaz gelmiÅŸ.
3-5-10 köyü filan geçtikten sonra geldik Bingöl Binkap Termal Otele, yemyeşil, kutu gibi, sevimli mi sevimli bir yerdi burası, dış görünüşü yeterince hoşumuza gitti. Burada iki bölüm vardı. Birincisi Otel kısmı ve içerisindeki özel hamam bölümü, diğeri ise halka açık hamam bölümü. Bizlerde yaz mevsiminde pazar günleri halk plajına giden insanlar gibi ikinci bölüm olan halk hamamına girdik haliyle.
Resepsiyon diye adlandırılan bölümde çok güzeldi. Hatta baya şaşırdık içerinin dekorasyonuna. Neyse girdik hamamıza, üstümüzü başımızı çıkardık; ama şortlarımızı ellemedik.
Hamam bölümüne girdik ilk önce, 5-10 dakika içerisinde bunaldık; çünkü içerisi biraz kalabalıktı ve hamam çok basık ve küçüktü. Bizde ara ara hole çıkıp nefes aldık. Sonra saunaya girdik, orasıda kıç kadardı ama 5 dakika kadar oturmak bizlere yetti zaten bizlerde tekrar hamamımızın yolunu tuttuk. Havuzda 3-5 cebelleÅŸtikten sonra tellak amcayı yakaladım ve önce kese attırdım, ardından masaj yaptırdım. Ben beni kaÅŸar gibi eritmesini beklerken hüsrana uÄŸradım ve sıramı UÄŸur’a verdim. Aslında tellak amcayada yazıktı; çünkü tek başınaydı ve o ortamda masaj yapması bile mucizeydi… Son kez duÅŸ yaparak çıktım hamamdan ve kendimi attım dışarıya.
Otelin bahçesinde 3-5 fotoğraf çekildikten sonra atladık arabamıza ve yemek yemek için Soğukpınar (ismini yanlış hatırlıyor olabilirim) denilen bir yerde kavurmalarımızı yiyip ayranlarımızı höpürdettik, yaklaşık 40 tane çay içtikten sonra çıktık Varto yoluna. 1-2 km ilerlemiştik ki Zafer geçti şoför koltuğuna ve bizi aldı bir korku.
Zafer bastı gaza bastı gaza koptuk gittik, bir kaza tehlikesi yaşadık ama hala hayattaydık.
Varto’ya yaklaşırken ÅŸoför amca tekrar geçti direksyona ve herkes “BildiÄŸimiz bütün duaları okuduk sen direksiyondayken Zafer.” derken ben “Kanka Süphanekeyi kaç kere okudum bilemiyorum.” demekle yetindim.
İşte böyle tatlı bir gün geçirerek geldik evlerimize…
Hamam çok çok iyi olmasada bizler için önemli olan muhabbetti ve bizleri yeterince mutlu etti. EÄŸer ki sizlerde adı geçen yere yakınsanız gidip bir çimin, ne bileyim bir kese attırın, ne bileyim bir boy abdesti alın, ne bileyim bir saunaya girin, ne bileyim bir kavurma yiyin falan filan…
![]()












BlogoSquare