Huyumuzdur insanlar olarak yeni tanıştığımız birisine şu soruları sırayla sormak :
Nerelisin?
Nesin, necisin?
Hangi milletten oluyorsun sen?
Haaaa, tamam tamam sizinkiler iyi olur. Aferin sana otur beÅŸ!
Geçen gün yine başıma geldi bu olay. Aslına bakarsanız ilk üniversitedeyken karşılaÅŸmıştım bu tür sorularla. Hendek’te öğrenci olduÄŸum zamanlarda Hendek halkı ile aramda şöyle bir diyalog geçmesi kaçınılmaz olurdu :
Nerelisin evladım?
Artvinliyim aÄŸabey, ama Bursa’da yaÅŸamaktayım. Ama top filan deÄŸilim. Ha ha ha, hu hu hu…
Artvinlisin demek. Laz mısın, Gürcü mü?
Hiç bir ÅŸey deÄŸilim aÄŸabey, öle beÅŸ para etmez biriyim iÅŸte. Ha ha ha, hu hu hu…;
Haaaa, ben Gürcü’yümde ondan sordum.
Allah mesut etsin abi, amin.
İyi de şimdi ne oldu? Ne kazandın? Ne kazandım? Amaç ne amaç?
Baya bir bıkmıştım bu tür sorulardan üniversitedeyken. Sonra Varto’ya gelincede kaçılmaz olmuÅŸtu bu sorular. Kalıplar hep aynıydı, gram deÄŸiÅŸiklik yok. Çünkü beyinlerdeki kirler aynı… Ön yargı…
Evet evet hemen bir ön yargı yapıştırmak karşısındaki insana. Büyük adam olacak. Åžimdi kendi öz be öz Türk’tür, ben Kürt’üm deyince beni terörist ilan edecektir kendince, ya da kendisi Kürt’tür, ben Türk’üm deyince faÅŸist ilan edecektir beni. Kaçınılmazdır ne yazık ki örümcek ağıyla süslenmiÅŸ beyinciklere sahip insanlardan gelecek bu tür sorular…
Hiç bir ÅŸeyim bebeÄŸim, sadece 2 kollu, 2 bacaklı, koca götlü, balkon göbekli, köprü kaÅŸlı, içsel olarak yaÄŸlı bir insanım. Memnun oldum, hadi bir kaç sıfat yapıştır bana. Adam olacaksın…
Atamadığımız zaman bu tür kalıpları nah deÄŸiÅŸiriz akabinde nah geliÅŸiriz… İllah belli kalıplara sahip olacağız, illah belli sınırlarla çizili haritalarımız olacak… Sizin olsun benim ihtiyacım yok. Bakın bizlere bir harita çizdim. Tek boyutlu ama idare edin… Aslında düzde deÄŸil; ama yuvarlakta deÄŸil. Nereden baktığınıza baÄŸlı…
Buyurun gelin hep beraber yaÅŸayalım…













BlogoSquare
Bir Yorum