İnsan Ne İle Yaşar? – L.N. Tolstoy

İnsan Ne İle Yaşar? – L.N. Tolstoy

Birazda klasiklerden okuyayım diyerekten aldığım bir kitap “İnsan Ne İle Yaşar?”.

Kitap okuyan – okumayan hemen herkesin adını en az bir kere duyduğu bir kitaptır muhtemelen “İnsan Ne İle Yaşar?”.

Kısa, akıcı ve dini inancı (İbrahimi dinlere inanan) yüksek kişiler içince oldukça etkileyici bir kitap.

Kitap kısa kısa 6 (altı) adet öyküden oluşuyor.

Bu öykülerin başlıkları şöyle :

  1. İnsan Neyle Yaşar?
  2. Kıvılcımı Söndürmeyen Ateşi Zapt Edemez
  3. Mum
  4. Kızlar Büyüklerden Akıllıymış
  5. İnsana Çok Toprak Gerekir Mi?
  6. İlyas

Bu öykülerin içerikleri ise kısaca şöyle :

  1. İnsan Neyle Yaşar? : Tanrı tarafından cezalandırılan bir meleğin yer yüzüne gönderilmesi ve “İnsanda Ne var?” , “İnsana Ne Verilmemiştir?” ve “İnsan Ne İle Yaşar?” kelamlarının cevaplarını aramasını anlatıyor.
  2. Kıvılcımı Söndürmeyen Ateşi Zapt Edemez : Bir köyde yaşayan iki komşunun yıllarca geçirdiği güzel hayatı çocuklarının evleri yönetmeye başladığında nereye sürüklediğini, insanların birbirlerine kim gütmelerinin sonuçlarının nerelere varacağını ve her zaman karşı tarafı suçlamanın acımazsız sonuçlarının neler olabileceğini anlatıyor.
  3. Mum : Size yapılan bütün kötülüklere rağmen duruşunuzun ne olmasını gerektiğini anlatıyor.
  4. Kızlar Büyüklerden Akıllıymış : Yetişkinlerin çocuklar kadar akıllı, iyi ve eğlenceli olmadığını anlatıyor.
  5. İnsana Çok Toprak Gerekir Mi? : Bir köylünün şeytana uyarak daha çok toprak kazanma hırsıyla yanıp tutuşmasının sonuçlarını gözler önüne seriyor.
  6. İlyas : Başkurtistanlı İlyas’ın fakirlikten zenginliğe , zenginlikten fakirliğe savrulan hayatında neler yaşandığını ve gerçek mutluluğun nasıl kazanıldığını anlatan öyküsü.

Kısa kısa bu şekilde özetlesem de öyküleri elbette hepsinin içinde ince noktalar mevcut. O yüzden kitabı baştan sona okumanız iyi olacaktır.

Kitap genel kurgu olarak “Tanrı” ve “Hristiyanlık” inancını vurguluyor ve daha çok alt sınıfların (köylülerin) nasıl daha imanlı olunması, nasıl daha tamahkar olunmaması gerektiğini aşılamaya çalışıyor.

Kitabı okurken bende oluşan genel yargı ise dönemin siyasi liderlerinin Tolstoy’a “Hey birader, köylüleri yönetmemiz lazım ve onları daha iyi kontrol edebilmek için davranışlarını kontrol altına almamız lazım. Sende şöyle şöyle bir kitap yaz da biz onların daha sıradan, her şeyi daha çabuk kabul eden, “Tanrı” lafını duyunca kendilerine yapılan kötülükleri hemen unutup daha çok kötülük yapabileceğimiz tiplere bürünsünler.” şeklinde oldu.

Kitabın isminin sorduğu sorunun cevabı ise oldukça açık ve net olarak ortada zaten.

Elbette sizlerde kitabı okuyarak kendi yorumlarınızı yapabilirsiniz.

Doğan
Şahsen bizzat bu blogun yazan kişisi.


Yorum yok

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek ister misiniz?

İlginizi çekebilir...