Bilen bilir ÅŸahsen Mehmet Ali Erbil’i ve yaptığı programları hiç sevmem. Televizyonu kirlettiÄŸini bile düşünürüm programlarıyla. Belkide ekranlara sürekli bu tür programlarla geldiÄŸi içindir bu düşüncem. Ama bugün gazetede okuduÄŸum bir haberle birlikte “Afferin sana Mali” dedim. Haberde Mali’nin programına katılan bir yarışmacıya mesleÄŸini sorması üzerine yarışmacının Ücretli İngilizce Öğretmeni olduÄŸunu söylemesi ve 500 TL maaÅŸ aldığını belirtmesi ile gelen Mali’nin tepkisinden bahsediliyordu.
Dört yıl üniversite okumuÅŸ ve insanlara İngilizce öğreten bir öğretmenin 500 TL maaÅŸ almasına büyük tepki gösteren Mali, ülkemizde gençlerin iÅŸsiz, aç gezdiÄŸini iktidarın ise hala açılımlarla uÄŸraÅŸtığını vurguluyordu. Ve bu tepkisiylede bence iktidarın toplumun sorunlarını çözmekten, halkı refaha ulaÅŸtırmaktan çok oy kaygısı ile gündemi meÅŸgul ettiklerini vurguluyordu. Bravo Mali Abi…
Açılım demiÅŸken neymiÅŸ bu açılım anlamadım gitti. Ben baÅŸkalarıyla açılmak istemiyorum. Bizi kaynaÅŸtırın, açmayı bırakın. Oy için açmayın orayı burayı…
Gazetelerin her başlığıda o açılımı, bu açılımı, aç aç etekleri etekleri aç aç gibi bir hal aldıkı mide bulanmaması mümkün değil. Benimde bulantıda parmağım olsun istedim ve başlığa askerlik açılımım yazdım.
Her geçen gün askerlik açılımım deÄŸiÅŸiyor ve geliÅŸiyor, geçmiyor günler geçmiyor… :=) Denetlemelerle cebelleÅŸirken bu denetlemelerden alnımızın akı ile çıkmak günümüze ayrı bir güzellik katıyor.
Kantinde kafayı yememek elde değil; ama yemiyoruz. Arada acemilere bağırıp stres atıyoruz. İsteklerine zaman zaman bolca gülüyoruz, şöyle ki :
- Ben bir yufkalı alabilir miyim? (İstenilen aslında yulaflı bisküvidir)
- Bir tane bonero alabilir miyim? (İstenilen aslında Benimodur)
- Elli tane kontör alabilir miyim? (İstenilen aslında ellilik kontördür.)
gibi gibi gibi onlarca cümle…
Åžeklinde devam ediyor hayat. Yarın ise çarşı var, ver elini sivil hayat… Tey tey tey…












BlogoSquare
Bir Yorum