sayıklamalar-3

beklemeÖğle yemeği için eve gelmişim, elektrikler yok. Sabah çamaşır makinasına attığım çamaşırlar yıkanmış, asılmayı bekliyorlar. Yemeğimi yiyorum, laptopumdan Sıla’nın son albümünü açtım ne hikmetse. Şarkılar çalıyor, yemeğimi yedim. Hala elektrikler yok, bari çamaşırları asayım. Aldım kucağıma ıslak donlarımı, geldim çamaşırlığın başına, ağır çekim bir halde kurumaları için diziyorum çamaşırları… Sıla hala söylüyor içli içli… Bir sayıklama geliyor minik beynime…

Güzeldi belkide yaşananlar,
Gülüşmeler, kavgalar, kırgınlıklar,
Mutlu sandık kendimizi,
İçimiz acısada…

Zaman akıp gitti,
İçimizdekiler büyüdü,
Güzel ya da çirkin…
Yolun sonu göründü yavaştan…

Ve..

Fırtınalar koptu beynimizde,
Kalbimizde…

Düzelemezdi o an için hiç bir şey,
Beklemek en doğrusuydu.
Sabırsızlık çıktı yine karşımıza,
Ve olan oldu…

Zincirler kırıldı,
Tabiri caizse inceldiği yerden koptu…

Üç sene dedik beş sene dedik,
Bekleyelim dedik,
Hep kendimizi kandırdığımız cümle ile :
“Zaman her şeyin ilacıdır…”

Sular aktı köprünün altından,
Asla geriye doğru akmayan sular,
Artık geride bir şey kalmadı,
Gelecekte de olmayacak…

Belki beklersin sanırım,
Belki bekliyorum sanırsın…
Ama şunu anladım,
BEKLEME,
BEKLEMİYORUM…

Belkide zaman zaman beynimi kurcalayan durum böyle sayıklandı birden, yazayım istedim. Vicdan meselesi midir nedir bilemiyorum… Nereye çekerseniz…

Bu yazıyı yazan Tosun,
okuyup da yorum yazmayana >
:=)))

Yorum Yapalım

Yorumunuz onaylanırsa, bu e-mail ile yapacağınız yorumlar her zaman onaylanacaktır. Gerekli alanlar işaretlenmiştir *

*
*